özel bir site

Soru: Penis, ayakkabı numarasının yarısı mı?

3/3/2009 · Kategori: Ask

 

 

Soru: Penis, ayakkabı numarasının yarısı mı?
Yanıt: Geleceğinizi bu düşüncelerle tüketmeyin

Soru: Sevgili Haydar abi. Biz ortaokul son sınıf öğrencisi
beş kızız. Bizi bu konularda bilinçlendirdiğiniz için
teşekkür ederiz. Bir şey sormak istiyoruz size. Bir erkeğin penisinin uzunluğunun ayakkabı numarasının yarısıyla eşdeğer olduğu söylentileri
var. Bu doğru mudur?
Yanıt: Sevgili kızlarım. Mektubunuzu okurken bir hayli güldüm. Önce olayı biraz karikatürize edelim. Diyelim ki eve kız istemeye bir damat geldi. Çıkardığı ayakkabıları ona çaktırmadan biri ayakkabı numarasına baktı. Genellikle bu numarayı gören eyvah diyecektir. Çünkü erkek ayakkabıların en küçüğü 40 numara.
45 ise ne yapacağız. Belki siz ayakkabı numarasını değil ayağın boyunu soruyor ya da düşünüyor olabilirsiniz. Bir biçimde ayaklarına çaktırmadan baktığınız eh olsa olsa olsa 20 cm. O zamanda vah vah mı diyeceksiniz? Değerli okurum ve değerli okurlarım. Eller gitti aya biz hâlâ yaya. Benim duyduğum daha niceleri var. Erkeklerde burun kadınlarda ağız ölçülerinin neyi anımsattığı ya da neye eşdeğer olduğu, erkeklerdeki ellerin ve parmaklarının uzunluğu neye uyduğu. Cinselliğin akıllarda neredeyse her şeyi belirli bir şey anımsatması hepimizin farkında olmadan cinsellik denizde kulaç attığımızı gösteriyor. Sevgili kızlarımız ortaokul son sınıftasınız. Daha önünüzde uzun yıllarınız var. Bu tür işlerle uğraşmayın.

 

Soru: Arkadaşım korunmuyor, ben kısır mıyım?
Yanıt: Kupa asını bulmak kolay değil

Soru: Sevgili Haydar Dümen, ben 18 yaşındayım. 22 yaşında bir kız arkadaşım var. Bir senedir çıkıyoruz ve ilişkiye giriyoruz. Ancak kız arkadaşım hiç korunmuyor. Birkaç kere korunması için zorladım ama korunmak istemiyor. Anlamadığım şu: Haftada üç-dört kez ilişkiye girmemize rağmen hamile falan kalmıyor. Ben de bu sefer kendimden şüphelenmeye başladım. İçimde bir korku var. Acaba ben kısır mıyım? Çünkü televizyon ve gazetelerde görüyorum. Bir kere ilişkiye giriyorlar ve kız hamile kalıyor. Acaba bende mi bir sorun var? Kısır olup olmadığımı nasıl öğrenebilirim? Beni aydınlatırsanız çok sevinirim. Saygılar.
Yanıt: Sevgili yavrum, Türkiye bugünlerde bayağı bu konularda yol almış durumda. Ekonomi, sanayi, ihracat, IMF sanki biraz olumsuzluk sinyalleri veriyor gibi ama cinsellikte tam tersi. Süper gelişim sinyalleri alıyoruz. Zaten böyledir. Türk milleti olarak olumsuzluklarda en başı tutarız. Bakıyorum da 15-18 yaş arası gençler şakır şakır faaliyetteler. Bir açıdan göz yumalım ama bir başka açı da kızların gebe kalması ve istenmeyen bir çocuğun doğması. Kız arkadaşının gebe kalmaması senin şansın. Yani gebe kalsaydı da dokuz ay sonra kucağına çocuk mu verseydi? Sen de 18 yaşında bir baba olarak oğlunla parkta oyun oynamaya giderdin. Sen de bir bakıma çocuksun. Oğlun salıncakta sallanırken sen de topa bir- iki tekme atardın. Hadi bunlar bir yana oğlun da senin gibi hızlı çıkıp 18 yaşında evlenmeye kalkarsa kız istemeye gittinizde sen 36 yaşında olacaksın. 36 yaş birçok genç kızın favori yaşıdır. Kapıdan içeriye girdiğinizde kız ilk defa sizi gördüğünde şöyle bir bakıp içinden sizin için "İnşallah beni isteyecek adam budur" diye düşünebilir. İşte o zaman oyun kağıtları karışır. Kupa asını bulmak her zaman kolay değildir. Değerli okurum, otur oturduğun yerde. Başına bir devlet kuşu konmuş.
Onu kaçırma. Evlendiğinden 25-30 yaşına geldiğinde gider bir sperm sayımı yaptırırsın.

 

Soru: Gerdekte kan gelmezse ne yapmalıyım?
Yanıt: Senin fikrinde kan var ama pratiği zor

Soru: Merhaba Haydar hocam. Ben 20 yaşında bir gencim. Güzel bir kızı seviyorum. Kız 17 yaşında ama iki yıl önce ailevi sorunlar yüzünden gizlice iman nikâhı ile evlenmiş ve cinsel ilişkiye girmişler. Bir müddet sonra kavga edip ayrılmışlar. Ben de onu çok seviyorum. Zaten beni ilgilendiren içi, dışı değil. Zaten bu da nikâhla yapılmış. "Kızlık zarı bozulmuşsa kan gelmez" deniyor. Gerdek gecesi de ailem kanlı çarşaf isteyecektir. Annemin üzülmesini istemem. Gerdek gecesi kan gelmeyeceğine göre ne yapmalıyım? Lütfen bir yol gösterin. Düğünden önce bir tüp kan alıp gece çarşafa dökmek geliyor aklıma. Fikrim güzelse ne kadar ve neresine dökmeliyim?
Yanıt: Değerli okurum, her nedense güvercin kanı bu konuda çok konuşulur. Ama hep tavuklar kurban edilir. Kan da genellikle pıhtılaşır. Bazı çiftler kendi bedenlerini keserek kan elde ederler. Kül yutmayan ailelerde ertesi gün kadını bir bahaneyle hamama götürürler, kız olanların farkında değildir. Erkekte de benzer el, ayak kesikleri var mı dikkat edilir (Bunlar benim yaşamış ve tanık olduğum olaylar). İş bununla da kalmaz. Cinin cini aileler kanın rengini iyi bilirler. O kan biraz sulanmış, biraz saydamlaşmış pembeye çalan bir renktir. Kanlı çarşafı ben göreceğim diyen babaları biliyorum. Çünkü kararı baba verecek. Fikrine gelince; fikir güzel ama uygulaması zor. Aklıma bir akıl hastası fıkrası geldi. Bir akıl hastası arkadaşına bir roman yazdığını söylüyor. Koynundan çıkarıp romanı veriyor. Arkadaşı iki-üç gün okuduktan sonra "Romanın iyi ama, kişiler çok, konu yok" diyor. Hangisi haklı, danışmak için başhekimin odasına gidiyorlar. Başhekim "Şu romanı ben de göreyim" diyor. Adam giysinin altından çıkarınca başhekim koltuğundan fırlıyor "Hay Allah, kahretsin 15 gündür telefon rehberimi arıyordum" diyor. Değerli okurum, senin fikrinde de kan var da pratiği zor. O kan pıhtılaşabilir, sevgili eşinin neresine dökeceğini müsaade et de ben söylemeyeyim. Ama başına, göğsüne, göbeğine! filan dökme. En uygun belden aşağısıdır. Hadi gerisini bana söyletme. Nereye dökersen dök.

 

Soru: Ağzıma boşaldı, hamile kalır mıyım?
Yanıt: Kimse size bir şey öğretmiyor

Soru: 19 yaşında bir genç kızım.
Regl halindeyken erkek arkadaşım ağız yoluyla içime boşaldı. Bir sorun olur mu? Örneğin hamilelik gibi merak ediyorum.
Yanıt: Sevgili okurum, insanlar kendilerini ifade ederlerken düşüncelerini kâğıda geçiriyorlar ama olayın gerçek sözcüklerini bulmakta zorlandıklarından ya da buna gerek duymadıklarından nasıl olsa, karşı taraf anlar diye birkaç kelime yazıp gönderiyorlar. Ben bu bilmeceyi şöyle çözdüm. Ağız yoluyla boşalmayı meslek hayatımda ilk kez duyuyorum. Sanıyorum arkadaşın vajinanın girişine boşaldı. Ağız dediğin yer orası olmalı! Regl halindeyken olmuş bu olay, bu nedenle gebelik söz konusu değil, ama bir başka şey söz konusu. Artık 19 yaşındaki bir genç kız, anne adayı olduğunda bu konularda bilgileri en azından okulda öğrenmeli, bu öğretilenler halkın anladığı anlamda seks değil, ama genç kızlarımız regl kanının ne olduğunu, ayda bir niçin kanadıklarını, doğanın buna neden gerek gördüğünü bilirlerse, kendilerine annelik kavramına saygıları artar, böylece yaratılışa da. Öte yandan hangi zamanda ve şartlarda gebe kalınabileceği de bırakın cinsel eğitim derslerini, biyoloji derslerinden erkeğe de kıza da öğretilebilir. Bu sözcüğümü de geri alıyorum, birkaç kelimeyle söylenebilir. Genç kızlar, gebelik riski olan günleri bilirlerse, hem sosyal yaşamlarından hem de evlilikte bir ilişki, bir gebelik gibi formülün korkusundan kurtulurlar. Öyle ya genç kız evlenmiş, aynı ay gebe kalmış, dokuz ay sonra çocuğu kucağına almış, anne oldu ama evliliğin öteki oluşum koşulları nerede?
Bu öğretiler doğacak çocuğun sağlığı, kadının ruhunun, etinin kemiğinin korunmasına kadar geniş bir yelpaze içinde yer alır.
Kimse fazla bir şey bilmiyor ama kimse de sizlere ne aileniz, ne eğitiminiz hiçbir şey öğretmiyor. Olan sizlere oluyor.

 

Soru: Cinsel ilişkiye doyamıyorum, bir kadına ihtiyacım var...
Yanıt: İki seksomanyağı bir araya getirsem benim adım neye çıkar?

Soru: Merhaba Haydar bey. Öncelikle sonsuz saygılarımı ve hürmetlerimi sunarım. Yazılarınızı beğeniyle okuyor ve takip ediyorum. Bizleri aydınlattığınız için de çok teşekkür ediyorum. Ayrıca yurtdışında olduğum için oradaki insanların size hayran olduğunu gördüm. Benim büyük bir sorunum var: Bunu anlatmaya utanıyorum ama beni bağışlayacağınızı düşünerek özür diliyorum. Ben evliyim ama şu anda yalnız yaşıyorum. Çünkü seks hayatına doyamıyorum. Bugünlerde Türkiye'deyim, bu hastalıklardan dolayı hiçbir kadınla ilişkiye giremiyorum ve çok zor durumdayım. Bu yüzden geceleri uyuyamıyorum. Bir kadına ihtiyacım var. Sizce istediğimi bulabilir miyim? Hiçbir kadınla arkadaş olamıyorum, çünkü çok utanıyorum. Bu konuda çok doyumsuzum, sabahlara kadar seks yapsam da doymuyorum. Yardımınıza çok ihtiyacım var. Beni bu konuda aydınlatırsanız çok sevinirim. Sizce ne yapmalıyım? Bu konuda bana yardımcı olursanız çok sevinirim. Şimdiden teşekkürler. Rumuz: Altyapı boyası
Yanıt: Değerli okurum, halkın anlayacağı dilde bir seks manisi içindesin. Yani seks taşkınlığı. Buna seksomanyakta denilebilir. Zaman zaman senin durumunda insanlar ve sen dahil şöyle bir beklentiniz var. "Sekse doyamayan bir kadın varsa benim gibi birilerini arıyorsa aracı olursanız iki tarafta mutlu olur" gibilerden. Bunun için adeta dil döküyorsunuz. Bu mektubundaki koku da böyle. İyi ama iki seksomanyağı yan yana getirmiş olsak benim adım neye çıkar?
Kaldı ki ya böyle bir kadın vardı. Al telefonunu desem kadının ailesi tarafından büyük tepkiler ortaya çıkar. Karnın aç, paran yoksa su içmesini öğren. Çünkü su bedava. Atalarımız "İki su, bir ekmek yerine geçer" demiş. Paran yoksa, su içmesini öğren. Yani kadınlarla ilişki kurmakta yeteneğin
ve cesaretin yoksa o su içme örneğinde ne demek istediğimi acaba anladın mı?
Yavrum, yalnız yaşıyorsun, yatak odası senin. Ama kadın da yoksa ister uyu, ister sabaha kadar yatakta dans et. Senin bileceğin iş. Ben bu mektubunu okumamış ve duymamış olayım. Yoksa kalbini kırarım.

 

Soru: Acı biber penisi büyütür mü?
Yanıt: Anüse kaçarsa her tarafın şişer

Soru: Benim penisim dokuz santim.
Seks shoplarda satılan vakumlardan kullanırsam veya pul biber sürersem büyür, diyorlar Acaba bu doğru mu?
Yanıt: Sevgili yavrum. Şu vakum olaylarından 30 yıldır benim de başım ağrıyor. Her önüne gelen bunu soruyor Yahu vakumla büyüse Türkiye'de her erkeğin ya da gencin yatak odasında bu vakum asılı durur. Bu bir şarlatanlık. Dünkü sayfamızda akademisyen arkadaşımız Teoman Kadıoğlu da bu konuyu derinlemesine yazdı. Biz gelelim pulbiber işine. Çocuğum biberler türlü türlüdür. Toz biber, yeşil biber, çarliston, acı biber, süs biberleri pintos. Her biberin bir özelliği vardır. İçleri vitamin doludur. Yedikçe enerjin artar, bundan çeşitli organların kendine yararlı olanı alır. Ama pulbiber müthiştir. Aman Allahım o ne acılık. Adamı öyle bir zıplatır ki bu zıplamalardan kan dolaşımın artar, bir yerlerin kabarır, şişer. Sakın bunu penisin büyümesi anlamında algılama. Kazara birkaç tanesi de anüse doğru kaçarsa yavrum her tarafın şişer, o zaman felaket başlar. Gel bundan vazgeç. Onu çiğ köftecilere bırak. Sen de bu 9 santimi kafana takma. O görevini yüzünü karartmadan yerine getirir. Bundan emin ol. Uzmanın konuşuyor!

 

Soru: İçe boşalmazsa kızlık bozulmaz mı?
Yanıt: Erkek arkadaşın ya kurnaz ya da çok cahil

Soru: Sayın Haydar bey, Ben 26 yaşında bir kızım. Erkek arkadaşım içine boşalmadığım sürece kızlık zarın bozulmaz diyor. Prezervatif ile beraber olacağımızı söylüyor. Yani penisinin hemen hemen yarısına kadar vajinama girmeyi düşünüyor. Fakat ben bu iddiaya inanmıyorum. Bu yüzden onunla cinsel ilişkiye girmiyorum. Ama erkek arkadaşım bu konuda çok emin davranıyor. Haydar hocam siz bu konuda ne dersiniz?
Yanıt: Sevgili okurum, erkek arkadaşın ya çok kurnaz biri ya da çok cahil. Kızlık zarı bir kale surları gibi spermlerin bombardımanıyla bozulacak ve yıkılacak bir şey değil ki. Kızlık zarının bozulması için vajinaya kızlık zarının esnekliğinden daha kalın bir cismin girmesi gerekiyor. Arkadaşının istediği bu birleşmeyi gerçekleştirirken size daha dürüst daha sevecen ve daha inandırıcı yaklaşsa tam bir delikanlı davranışı olurdu. Ve bu birleşmeden çıkabilecek sonuçları da seninle paylaşması gerekirdi. Prezervatif sadece gebeliği önler.
Bu yüzden sen haklısın. Kararı sen vereceksin. Ya zara ya da arkadaşına veda edeceksin.
Ya da arkadaşını öteki şartlarda yerinde ve yolunda ise nikâh masasına oturtacaksın.
Ne yapalım toplum böyle diyor. Anne-babalar da böyle diyor. Bu ülkenin bilim adamı olarak da ben de senin için de böyle diyorum.

 

Soru: Acı çekiyorum, ne yapayım?
Yanıt: Partnerini değiştir ya da teknik için doktora git

Soru: Merhaba hocam, ben üniversite öğrencisi bir genç kızım. Şu ana kadar beş erkekle beraber oldum. İlk birlikte olduklarımda her şey yolundaydı yalnız son erkek arkadaşımın penisi biraz büyük olduğu için her sevişmemizde çok acı duyuyorum. Ne yapmalıyım? Lütfen bana yardım edin. Rumuz: Ayşenur
Yanıt: Değerli okurum, doktorların da elinin ayağının bağlandığı noktalar olur. Partnerinizi seviyorsunuz mutlusunuz ama penisi büyükmüş. Onu da biz küçültemiyoruz. A: Derhal partnerini terk et yeni birisi bul. B: Teknik öğrenmek bakımından doktora gidebilirsiniz. Sorun acıysa bu halledilebilir. C: Olayı olduğu gibi kabullenir. Zamanla alışırım dersiniz. Bana sorarsınız B şıkkını kullanın. O acıları yok edelim ki rahat keyifli bir birliktelik yaşayın.

Dr. Haydar Dümen'in 15 aydır Posta Gazetesi'nde yayımlanan köşesinden derlenmiştir

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

aşk hayatınız

3/3/2009 · Kategori: Ask

Doğum gününüze göre aşk hayatınız

 
Doğum tarihinizle aşk yaşamınız arasında bir bağ olduğunu biliyor muydunuz?

Doğum tarihinize göre numaranızı öğrenin, aşk  yaşamınız hakkında bilgi sahibi olun!           Numaranız 3: Özgüveniniz oldukça fazla ve bu sizi iyi bir partner yapıyor. Aşkta çekingen olmayan tavrınız partnerinizin yüzünü kızartabilir. Temiz kalbiniz ve mizahi yönünüz partnerinizin yanınızda rahat etmesine yardımcı . Bu sizin en iyi aşık olarak ödüllendirilmenizi bile sağlayabilir.           

Numaranız 4: Aşk yaşamınız, sürekli mücadele ve herşeyi yoluna koymaya çalışmakla geçiyor. Partnerinizin tutkularını anlamanız zaman alıyor ve sıklıkla aşk yapmayı erteliyorsunuz. Partnerinizi anlamaya ve kendinizi güvende hissetmeye çalışın. Bunu yaptığınızda düşüncelerinizden uzaklaşıp partnerinizi mutlu edebilirsiniz. Tutkulu ve daha az karmaşık olun.   

Numaranız 5: Maceraperest ve aynı zamanda korkuları olan heyecanlı birisiniz. Bu aşk yaşamınızda da böyle. Yavaş ve sabit aşıklardan hoşnamıyorsunuz. . Eğer partneriniz ilişkinize yenilik getirmezse kendinizi çok ağır hissetmeye başlarsınız. Buna rağmen çok sık değişiklik yapmak partnerinizi mutsuz edebilir, dengeli hareket etmeye çalın.
www.kadinc    a.net

Numaranız 6: Romantik aşık tanımlaması sizi anlatıyor. Duygusal bir müzik, aromatik mumlar, loş ışık, sizce aşk için en mükemmel ortam..  Partnerinizle uzun ve duygusal saatler geçirmeyi seviyorsunuz.     

Numaranız 7: Hayalci, yaratıcı ve romantik bir partnersiniz. Hassas olduğunuz için aşkta ruhsallık ve duygusallık arıyorsunuz. Filozof gibi odüşündüğünüz için kısa süreli aşklarınız olabilir. Sabırlı değilsiniz, uzun beklentiler size göre değil, hemen hareket etmeyi seviyorsunuz.

Numaranız 8: Esrarengiz bir aşıksınız. Çok aktif ya da çok tutkulusunuz. Aşk sizin için güç oyunu gibi ve siz kontrolü partnerinize kaptırmak istemiyorsunuz. Doğal ve baştan çıkarıcı bir cazibeniz var .  İstediğinizi elde etmek için mücadele edebilirsiniz.   

Numaranız 9: En tutkulu, patlayıcı bir aşıksınız. Partnerinizin isteklerine karşı cömertsiniz. Oldukça felsefik, karmaşık bir aşıksınız.

                        
Numaranız 1: Aşk sizin için fethetmek gibi bir şey, her zaman aşk yaşamınızı ilginç kılacak arayışlar içindesiniz. Fethedecek yeni yerler arıyor ya da partnerinizin tutkularına boyun eğiyorsunuz. Partnerinizi nasıl mutlu edeceğinizi de öğrenmeniz ve onun isteklerine önem vermeniz gerekiyor.                                                         

Numaranız 2: Parnerinizle ilişkinizin gelişimini ve nasıl, nerede, ne zaman olacağını bilmek isteyen birisiniz. Bir aşık olarak çok dikkatli, memnun eden ve düşünceli birisiniz. Öpücükler ve kucaklaşma, doğallık ve koruma sizin için önemli. Hassas bir partneriniz olmasını tercih ediyorsunuz.                                                                           

 

     

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Aşkın 9 belirtisi

2/3/2009 · Kategori: Ask

 HER YERDE AŞK VAR

Karşınızdaki insan size gerçekten aşık mı? Bunu anlamanız hiçde zor değil. İşte önemli ipuçları!

Antropolog Dr. David Givens'in yazdığı ''Aşk Sinyalleri (Love Signals)'' adlı kitap, Prestij Yayınları tarafından Türkiye'de yayımlandı. Şule Gülmen'in Türkçe'ye çevirdiği kitapta ilişkiyi 5 evreye ayıran David Givens, bunları "Dikkat çekmek", "Gözdeki pırıltı nasıl okunur?", "Kelime alışverişi", "Dokunmanın dili" ve "Sevişmek" olarak sıralıyor.                                                                                         

"Aşkın sözsüz dili" alt başlığıyla yayımlanan kitapta, tanışan iki insanın birbiriyle ilgilenmelerinin göstergeleri şöyle sıralanıyor:           

Göz kırpma hızının artması: Göz kırpışının hızlanması, uyarıcı nöro-kimyasal dopaminin beyin tarafından salınmasıyla ortaya çıkan duygusal coşkunun yansımasıdır.          

Bukalemun etkisi: Vücut hareketlerinin taklit edilmesi partnerinizin gerçekten de sizin dalga boyunuzda olduğunu gösterir.

Yüz kızarması: Kulakların üstlerinden, yüzün tamamına dek yüzdeki kızıl renk tonu, partnerinizin sempatik sinir sisteminin işe karıştığının göstergesidir.

 Saçları düzeltmek: Kendine çeki düzen verme ile ilgili jestler, 'İlgileniyorum' manasına gelir.

Niyet işareti: Tesadüf eseri masanın üstünde size doğru uzatılan bir kol, dokunma isteğinin işaretidir.

Öne eğilme: İnsanlar her zaman en önemli buldukları şeye ya da kişiye doğru eğilirler; buna yönelme refleksi diyoruz.

Kocaman gözler: Partnerinizin merkezi sinir sistemi uyarıldığında göz kapaklarının istemsiz visseral kasları gözlerini normalden daha yuvarlak bir hale getirir.

 Sarkmış çene: Bütün ilgiyi ele geçirdiğinizde, partnerinizin dudakları görünür bir şekilde aralanır. Sarkmış bir çene biraz daha yaklaşmanız için bir işarettir.

Bakışların kesişmesi: Partnerinizin sizin görüş alanınız içerisinde sürekli aşağı yukarı göz gezdirmesi göz teması kurmayı arzuladığını gösterir."

"Aşk Sinyalleri"nde tanınma devresindeki olumsuz ipuçları da şöyle anlatılıyor:

Tepki yok: Dikkat çekme davetleriniz tamamen görmezden gelinirse kur yapmanın en cesaret kırıcı işaretini almış olursunuz.

Donma: Durgun bir vücut tepkisiz gibi görünse de umursamazlık yerine utangaçlık sinyali veriyordur. Tüm yetişkin nüfusunun yüzde ellisini oluşturan utangaç kişilerin nazik vücut dili, kendilerini olduğundan daha az yaklaşılabilir gibi gösterir.

Soğuk muamele: Başka bir yöne doğru umursamazca dönmek, 'beni rahatsız etme' manasına gelir. Dudakların sıkıştırılması: Sıkıştırılmış dudaklar partnerinizin size kur yapacak bir ruh durumunda olmadığı izlenimi uyandırır."

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!


[Sitene Ekle]

Sitenizesayac.com